Teknoloji ve Tasarim kaynak sitesi




151,170 Mesaj 16,743 Konu- Gönderen: 47,802 Üye - Son üye: melekoz
KÜLTÜR - SANATEdebiyatResimli Şiirler (Moderatör: Can1)Aşk Tahtası.....
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Aşk Tahtası.....  (Okunma Sayısı 178 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Can1
Karizmatik
Moderator
*

Karizma : 584


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1,747

Konu Sayisi: 246

O.D.T.U. Bilgisayar Müh.


« : Haziran 26, 2008, 00:35 »

Sana çoğu kez yazı yazdım.Kendimi anlatmaya çalıştım.Bunda ne derece başarılı oldum bilmiyorum ama en azından denedim.Senin yapamadığını yaptım yani.
Aslında senden bunu beklemeye hakkım yok biliyorum ama insanda herşeye rağmen bir umut oluyor.Engelleyemiyorsun.Zate n umut etmek iyidir.Engellememek lazım...
Sana çoğu kez kendimi anlatmaya çalıştım ama olmadı.Ulaşamadımki sana...Artık yoruldum.Sana kendimi göstermeye çalışmak,kendimi anlatmak artık zor oluyor.
O yüzden bu sana son seslenişim olsun istiyorum.Aslında sana seslenmeden duramam ama denemeyede kararlıyım.
Artık soru sormuyorum.Kalbime nasıl girdiğini bilmiyorum mesela.Ve ben bunun için bir kez sormadım nasıl oldu diye.Şimdi ne gerek varki başka sorulara.Hem cevapsız kalıcaksa...
Bu sana son seslenişim olduğu için bir şeyleri anlatmak istiyorum.Son kez yazıyorum bir ihtimal duyarsın diye.
Sonu olmayan cümleleri seninle ilgili olduğu zaman kurdum ben.Cesaret edemedim sonunu getirmeye.
Ve ilk kez biri için sabahlara kadar ağladım.İmkansızlığa lanet okuyarak belkide.
İmkansız yoktur derim ben aslında ama imkansızın varlığını öğrendim seninle.
Birini her an düşünmek...Saçmaydı eskiden.Belkide hala saçma.Sırf o yüzden her an saçmalıyorum ben.
Ya da her an düşünmek birini ne kadar sevdiğinin göstergesi.Çok seviyorum ben.
Bir mum ışığım oldu zamanla.Eskiden sevmezdim mum ışığını seninle sevdim.Neler anlattım ona bilemezsin.Basit bir mum ışığı diye geçemiyorum artık.Benim aydınlığım o artık.
Sonraa...
Oda bana kalsın...Seninle ilgili pek çok şey var ama bana kalsın.Sonuçta ben gideceğim uzatmanın bir anlamı yok yani.
Artık sana seslenmiyeceğim.Artık kendimi anlatmaya çalışmayacağım.İnan bunun için çabalıyacağım.
Hani dedim ya son kez yazıyorum bir ihtimal duyarsın diye.
Bir ihtimal duyarsın diye sesleniyorum sevdiğim...
SENİ SEVİYORUM...
« Son Düzenleme: Haziran 26, 2008, 00:37 Gönderen: Can1 » Logged



Can1
 

<a href="http://www.teknolojik.org/selocan.swf" target="_blank">http://www.teknolojik.org/selocan.swf</a>



Can1
Karizmatik
Moderator
*

Karizma : 584


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1,747

Konu Sayisi: 246

O.D.T.U. Bilgisayar Müh.


« Yanıtla #1 : Haziran 26, 2008, 00:40 »

Uzaklara dalıyor gözlerim. Bulutlar gri.. Bir rüzgar esiyor ve üşümeye başlıyorum.
Saçlarım yüzümü kapatıyor, elimle açmaya çalışıyorum..
Ama duruyorum sonra.. Belki de rüzgarın elleriyle dokunuyorsun saçlarıma...
Kapatıp aslımı tüm gerçeklere, suretime açıyorum ruhumu..
Sessizliği dinliyorum, içinden sesini duyacakmışım gibi.
Sanki birşeyler fısıldayacaksın bana, daha önce hiç duymadığım, hiç bilmediğim bir şey..
Ellerimle toprağı avuçluyorum, onunla karışıyorum hayata,
sen oluyorum, sendeki ben oluyorum biraz da..
Tüm dünyayı susturup, konuşmak istiyorum seninle, fikrimde bile olsa yeter bana..
Artık seninle ilgili en küçük bir düş, en küçük bir anı, en küçük bir ses, ufacık bir düşünce bile avutabiliyor beni.


Tanımlayamadım..
Varlığında içimdeki heyecan, yokluğunda yüreğimdeki korku muydu aşk?
Yarım kalmışları tamamlayamamanın verdiği huzursuzluk muydu yoksa?
Belki de sendin aşk bende, ben bunu hiç farketmedim.

Öğrendim..
Yokluğuna alışmayı, sensizlikte bir başıma savaşmayı.. Bunları hiç bilemem,
bilsem de öğrenemem, öğrensem de yaşayamam diyordum oysa.. Neleri öğretiyormuş bu hayat insana..

Unutmadım..
Seni unutmak aklımdan bile geçmedi, düşünmedim bunu hiç.
Öyle çoktun ki, hiç bir yere sığdıramadım seni. Ne aklıma ne de yüreğime..

Sözler bitti..
Böyle bitmemeliydi oysa, çok cümlesi vardı kurulacak bu hikayenin, senli, benli "biz" li öznelerle..
Daha o kadar söylenmemiş, ertelenmiş, yaşanmamış varken, yazmamalıydı hayat sonunu böyle..

Sustum..
Ağlamıyorum artık..Saymadığım kaç zamandır gözlerimden bir damla bile gözyaşı akmıyor.
Ne sana dair ne de hayata, içimde bir yerlerde gizliyorum onları da, seni gizlediğim gibi.

Sızlıyorum..
Zaman sarıyor elbet kanayan yaraları, gittikçe acısı azalıyor, ama geçmiyor bir türlü.
İnce ince sızlıyor saklı bir yerlerde, dokunulduğunda tekrar başlıyor acımaya.
Bir perde açılıyor önümde, geçmiş zamanlara dair.. Gözlerimi kapatıyorum..
Sendeki ben oluyorum..
İlk bakışın canlanıyor gözlerimin önünde, gülümseyişin..
Sonra gidiyorsun, ardından bakıyorum öylece durup ben de..
Durdurmak için bu gidişi, sarılmak istiyorum ellerine, yapamıyorum..
Kapanıyor perde...
Suretimi kapatıp aslıma dönüyorum yine..

Şimdilik;
Hoşçakal..
Aşkların en güzeli,
Kavuşur elim sana günün birinde,
Sarılıverir beline,
Dokunur tenim sana yeniden..
Hangi gün taşınır dönerim,
Bilinmez..
Boş kalacak yüreğim,
Söz verdim sana,
Ölene kadar...
Ben seni sana emanet ettim sonsuz sevdam..
Yüreğimin senli olan yanını alıp, ayak izlerimi bırakıp ardımda, yürüyorum sonu sana çıkan yollarımda...
Logged



Can1
 

<a href="http://www.teknolojik.org/selocan.swf" target="_blank">http://www.teknolojik.org/selocan.swf</a>



« Yanıtla #1 : Haziran 26, 2008, 00:40 »

 Logged
filizerturk
Moderatör
*

Karizma : 331


Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1,115

Konu Sayisi: 50


« Yanıtla #2 : Haziran 26, 2008, 16:27 »

ayrılık şiirleri bunlar. bülent hocam ayrılık acısı mı var sizde ne?
Logged

GÜMEF / AEK / 2004
« Yanıtla #2 : Haziran 26, 2008, 16:27 »

 Logged
Can1
Karizmatik
Moderator
*

Karizma : 584


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1,747

Konu Sayisi: 246

O.D.T.U. Bilgisayar Müh.


« Yanıtla #3 : Ağustos 27, 2008, 01:45 »

Bugünde Aşk üzerine haddimiz olmayarak bir şeyler yazalım  th_say_cheese

Aşk nedir-Aşkın Anatomisi 

Normal bir şey değil ki, aşk. Kendini değil de bir başkasını bu kadar düşünmek, onun için her şeyi yapabilecek duruma gelmek, uğruna ölmek, öldürmek,... Doğa üzerinde yaşayan her canlının doğal dürtüsü olan "yaşamda kalma savaşı", neden aşk söz konusu olunca silinir gider ve insan neden aşağılanmaya, acı çekmeye böylesine karşı konulmaz bir biçimde kapılır. Bilim adamları, aşkın bir hormonsal değişim ya da bir kimya oyunu olduğunu söyleye dursa da aşk aslında simyadır. İnsanı altına çevirme sanatıdır.  Aşkla başlar yaşam ve aşk, olanın üzerine bir yağmur gibi iner, gözler sadece güzel olanı görür. Andre Maurois buna "aşkın kristalizasyon etkisi" demiştir. Görülen her şey pembedir. Kan basıncı artar, hafif bir esriklik bedeni sarar. Bu yüzden şarap aşkın içkisidir, ister kırmızı, ister pembe olsun. Kan rengi ile anlatılır aşk, her ne kadar pembe ile tasvir olsa da. Kan, yaşamın dirimidir, devamıdır. Bedenin her yerini kaplar. Aşk Hastalığı derler adına.. Yemekten, içmekten kesilir insan. Ayrılığın rengi sarıya dönüşür tenin rengi, cevap alınmazsa. Ama bir de karşılıklıysa ten güzelleşir, renklenir. Bahar gelir yüreğin odalarına. Aşık kadınların güzelleşmesi boşuna değildir. Östrojen hormonunu salar beden seven erkeğin dokunacağı her alana. Aşıklar kalple anlatır aşkı. Çünkü aşkın sesini duyuran tek organdır kalp. Ritmi hızlanır, yüreğin sesinin duyulacağından korkulur. Anatomi kitaplarının kapağına aslında koca bir kırmızı kalp resmi çizmeli ve içine de şöyle yazılmalı : Sen, Ben ve Aşk...

Yasak Aşk

Yasak aşk geniş bir kavramdır. Çölde yön bulmaya benzer. Ama en kısa tarifi olmaması gereken aşktır. Evlilik dışı yaşanan aşktan enseste kadar uzunca bir çizgide salınır. Ama her seferinde yasağın sınırlarına kendini vurur. Tabudur. Ahlak yasaklamıştır, kanun yasaklamıştır, din yasaklamıştır, koca yasaklamıştır. Yaşanılmaması gerekendir. Buna rağmen yaşanır. Yaşayanlar gözlerini budaktan sakınmaz.  Bedeli vardır. Ödeyecekleri bedeli bile bile uzanırlar aşka. Bazen idam, bazen cinayet, bazen toplum dışına atılmak, bazense recm usulü ölümdür cezası. Tıpkı Suudi Arabistan'da yıllar önce taşlanarak öldürülen Prenses Mişa'nınki gibi. Geriye ise ne atılan taşlar, ne yazılan mahkeme kararları, ne de kanlı bıçak kalır, geriye bir tek aşk kalır

Sonsuz Aşk

"Hayalet" (Ghost) filminde ağlamayan yoktur herhalde ya da "Altıncı His" (The Sixth Sense) filminde. Her ikisinde de ölen eşi ile yaşayan eş arasındaki uçurumun burukluğu beyaz perdede gezinir. Son zamanlarda moda oldu, "ruh eşi" lakırdısı. "Ben Evleniyorum" pembe dizilerinden ciddi kelam eden hatun kişilere kadar her cenahta aldı başını bir "ruh eşi" arayışı. Karma felsefesinden mi yoksa Yin-Yang'tan mı coşup çıktı bilemem ama bildiğim bir gerçek var ise "sonsuz aşk" iyi satıyor, nereye iliştirilirse iliştirilsin. Bazen bir reklam filminden fırlıyor, bazense bir filmden. Gerçekten hepimiz "sonsuz aşk"ı mı "aşkı" mı arıyoruz. Var mı sonsuz aşk? Hani ölüp gidince buharlaşan yaşamın perde arkasında süren bir aşk. Kim bilebilir ki? Ama bildiğim bir başka şey daha var, ister adı sonsuz olsun ister sonlu olsun aşk, her canlıya dair bir duygu, haber bültenlerinin birindeki bitiş mottosundan uyarlarsak, "her nerede yaşanılıyor veya yaşatılıyorsan selam olsun sana aşk!"

İlgilenenlere-Aşk ve Çiçekler

Kırmızı Gül;  Sessiz İstek

Beyaz Gül; Gerginlik

Pembe Gül; Güzellik

Sarı Gül; Ayrılık, Kıskançlık

Mavi Gül; İlahi Aşk

Lale; Asil Aşk

Beyaz Lale; Kaybedilen Aşk

Sarı Lale; Umutsuz Aşk

Pembe Lale; Aşkta Anlayış

Kırmızı Krizantem; Seni Seviyorum

Menekşe; Ketum Aşk

Kamelya; Mağrur Aşk

Gelincik; Mazlum Aşk

Salkım; Geçici Aşk

İris; Aşk Hatırası

Sık lamen; Aşk Haberi

Papatya; Uysal Aşk

Küpe; Hoppa Aşk

Logged



Can1
 

<a href="http://www.teknolojik.org/selocan.swf" target="_blank">http://www.teknolojik.org/selocan.swf</a>



Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



Google Etiket Sitemap Sitemap2 Sitemap3 Arsiv Seo 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 146 146