nslhn
NESLİHAN KILIÇ
Global Moderator
Karizma : 427
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1,854
GÜMEF EL SAN. G.T.E. 2005
|
 |
« : Ocak 02, 2008, 13:44 » |
|
Photos 'ışık', graphe 'yazı' demek: yani 1839'da keşfedilen fotoğraf için, 'ışık ile yazı yazmak' diyebiliriz. Fotoğrafın sanat sayılıp sayılmadığı ise her zaman şüphe götürmüştür. Ünlü Fransız şair ve sanat eleştirmeni Charles Baudelaire, "Fotoğraf Sanat mı?" isimli yazısında, fotoğrafın sanat değil, sanayi olduğunu söylemiş. Bu konuda herkes farklı düşünebiliyor; "Ne var ki, basacaksın işte makinenin düğmesine, hele bir de doğru ışıkla güzel bir enstantane yakaladın mı, al işte sana iyi fotoğraf" demek mümkün tabii.
Elbette bu işin teknikleri, kursları, ustaları, sergileri var; ama yine de bir Van Gogh tablosu ya da Beethoven konçertosu ile bir fotoğrafı aynı kefeye koymak da içimizden gelmiyor. Belki de burada farklı kıstaslar söz konusudur, işte Türk fotoğraf sanatının ve aynı zamanda bu yazının kahramanı Ara Güler, kendi sözleriyle bizi burada çıkmazdan kurtarıyor gibi: "Fotoğraf niye sanat değildir? Çünkü hakikatin parçasını yakalayan bir şeydir. Hakikat olduğu için fotoğraf mevcuttur". Fotoğrafı sanat olarak değil, bambaşka bir açıdan değerlendirmesi bile Ara Güler'in neden sıra dışı bir fotoğrafçı olduğunu ortaya koyuyor.
"İstanbul Fotoğrafçısı" lakaplı Ara Güler, fotoğrafçılık dendiği zaman büyük ihtimalle çoğumuzun aklına ilk gelen isim. 1928 doğumlu, Ermeni asıllı Ara Güler, lisede okurken sinemacılık ve tiyatro oyunculuğu ile ilgilenmiş. Babasının hediyesi olan 35 mm bir makine ile sinemacılığa da kendi çapında adım atmış. Yani görsel sanatlarım tümüne gönül vermiş diyebiliriz. O kadar ki, yazım sanatının artık fazla ilgi çekmediğini, günümüzde aslolanın görüntü sanatları olduğunu söylüyor.
Kaderin bir cilvesi olarak sinemacılıktan kopmak zorunda kalmış ve fotoğrafçılık yapmaya başlamış. Üniversitede ekonomi okumuş, aynı zamanda Yeni İstanbul gazetesinde çalışmış. Sonraları Time, Paris-Match ve Der Stern dergileri için muhabirlik yapmış. Hayat Dergisi'nde çalışmaya başladıktan sonra, dünyaca ünlü fotoğrafçı Henri Cartier Bresson ile tanışmış ve Paris'te de fotoğrafçı olarak adını duyurmuş. İngiltere'de yayımlanan Photography Annual, onu dünyadaki yedi en iyi fotoğrafçıdan biri olarak duyurmuş. 1962 yılında, fotoğrafçılık adına büyük başarı sayılan "Master of Leica" unvanını kazanmış.
Zamanı durduran üstad: Ara Güler Sonraki yıllar boyunca, dünyanın çeşitli ülkelerinde fotoğrafçı olarak elde edilebilecek çeşitli başarılar kazanmış: İsviçre'nin prestijli fotoğraf dergisi Camera tarafından kendisine özel bir sayı ayrılmış, Japonya'da yayımlanan Dünya Fotoğraf Antolojisi'nde eserlerine yer verilmiş, New York Modern Sanatlar Galerisi'ndeki 'Renkli Fotoğrafın On Ustası' sergisinde yer almış, Almanya'da Türkei ismindeki fotoğraf albümü yayımlanmış… Gördüğünüz gibi saymakla bitecek gibi değil: bütün bu başarılar da Ara Güler'in dünyanın sayılı fotoğrafçıları arasında yer almasını sağlamış. Güler, 1966 yılında ilk kişisel sergisini açtıktan sonra başarılarının ardı arkası kesilmemiş: Almanya'da, Fransa'da, Amerika'da ve daha başka ülkelerde de eserleri sergilenmiş, hala da sergileniyor.
Ara Güler'in fotoğrafladığı ünlülerin isimleri de hayranlık uyandırıcı cinsten açıkçası: Picasso, İsmet İnönü, Winston Churchill, Indira Gandi, Alfred Hitchcock, Salvador Dali... Ara Güler çalışmalarıyla tarihe gerçekten de tanıklık etmiş yani.
Kendine fotoğrafçı değil, foto muhabir diyen Ara Güler'in fotoğrafları, insanı kendini İstanbul'un siyah beyaz sokaklarında gezermiş gibi hissediyor. Eminönü'nde kayıkçılar, Galata Kulesi'nin önünde buluşan insanlar, bir Beyoğlu kafesinde oturup sohbet edenler... Bir fotoğraf karesinde donmuş bir anı izlerken, o insanların kimler olduğunu düşünüp, o yerin şimdiki halini geçmişiyle kıyaslamaya çalışırken bulabilirsiniz kendinizi, Ara Güler'in fotoğraflarının bunu yapmaya yaşı yetmeyenlere geçmişi göstermek gibi bir misyonu var. Özellikle İstanbul'u kendine model almış, tarihi görsel anlamda gözler önüne sermeyi amaç edinmiş. Bunu kendisi de söylemiş zaten: "Sanat olmasına lüzum yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarih olayıdır. Tarihi zaptediyorsun. Bir makina ile tarihi durduruyorsun."
"A Photographical Sketch of İstanbul", "Al İşte İstanbul", "Ara Güler'in Sinemacıları", "Bizim Köy", "Eski İstanbul Anıları", "Halikarnassos'ta Bir Zaman", "Turkey From the Air", "Yeryüzünde Yedi İz", "Yitirilmiş Renkler" ve daha pek çok kitap, görsel olarak Ara Güler imzasını taşıyor. "Sinan; Architect of Soliman the Magnificent", "Living in Turkey", "Young Turkey", "Hagia Sophia" isimli kitapları resimlemiş. Çok fazla sayıda kitabın da kapak tasarımları ona ait. Ara Güler'in öykücülüğü de var, bunları daha çok gençliğinde kaleme almış. "Babil'den Sonra Yaşayacağız" isimli bir hikaye kitabı da bulunuyor. Ermenice aslından Türkçeye çevrilmiş.
Yaşayan bir büyük isim olarak değer bilinmiş bir karakter Ara Güler. Örneğin 1979'da, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin birincilik ödülünü almış, yakın zamanda da Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından Onursal Doktora ünvanı verilmiş kendisine.
Bilgisayar destekli dijital fotoğrafçılığa kesinlikle prim vermiyor, hatta bu tekniği açıkça aşağıladığı söyleniyor, her zaman analog makine kullanarak karanlık oda tekniğiyle baskı yapıyor. Bunun özel olarak fotoğrafçılıkla mı, yoksa teknolojinin ilerlemesi ile mi ilgili olduğunu bilmiyoruz. Zira kendisi ile yapılan pek çok röportajda, günümüzde artık şehirlerin görünümü kadar düşünme ve eğitim tarzlarının da değiştiğini, bunun da çok olumsuz yönde olduğunu vurguluyor. Belki de eski fotoğraflarında gördüğü ve gösterdiği gibi kalmasını istiyor herşeyin, kimbilir...
Sinema içinde bir ukte olarak kalmış olacak ki, artık dünyaya mal olmuş bir şahsiyet olarak, bazı sinema filmlerinde oyuncu olarak yer almış Ara Güler, bu fimler "İz", "Bay E", "Kaç Para Kaç" ve "Güneşe Yolculuk". 1975 yılında çektiği bir belgeseli de var: "Kahramanın Sonu".
Ara Güler, Taksim İstiklal Caddesi'ndeki Ara Kafe'nin de sahibi. Yer bulamama ihtimalinin sürekli çok yüksek olduğu mekanın duvarlarını da tabii ki kendi çektiği fotoğraflar süslüyor. Belki bir uğradığınızda rastlayabilirsiniz orada kendisine...
Ara Güler’in aldığı bazı önemli ödüller:
- Leica Firması tarafından dünyada sadece 38 kişiye verilmiş olan “MASTER OF LEICA” unvanı verildi, 1961 ALMANYA - İngiltere’deki BRITISH JOURNAL OF PHOTOGRAPHY YEAR BOOK tarafından “Yedi Yıldız Fotoğrafçı” dan biri olarak seçildi, 1961 İNGİLTERE - Gazeteciler Cemiyeti Fotoğraf Birincisi, 1979 İSTANBUL - Basın Yayın Genel Müdürlüğü tarafından “Basınımıza Değerli Hizmetlerinden” dolayı verilen plaket, 24 Temmuz 1981 - Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından “Türkiye’nin Yurtdışı Tanıtımına Katkılarından” dolayı, Uluslararası Basın Merkezi’nin açılışı nedeniyle Sepetçiler Kasrı’nda zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından verilen Şeref Ödülü, 7 Haziran 1991 - Başarılı İletişimciler Ödülü, 1995 - İFSAK tarafından verilen “Yılın Fotoğrafçısı Ödülü”, 1995 - İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından verilen “1995’in Başarılı İletişimciler Ödülü”, 1995 - Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından verilen “ Zirvedekiler Onur Ödülü”, 1999 - Aydın Doğan Vakfı tarafından verilen “Görsel Sanatlara Büyük Ödülü”, 1999 - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, meslekte 50 yılını dolduran gazetecilere verilen “BURHAN FELEK” basın hizmeti ödülü, 1999 - 70. yaş günü nedeniyle Ermeni Patrikhanesi tarafından verilen Liyakat Nişanı, 2000 İSTANBUL - Türkiye’de “Yüzyılın Fotoğrafçısı” unvanı verildi, 2000 İSTANBUL - Fransız Hükümeti tarafından İstanbul’daki Fransız Sarayı’nda “Légion d’Honneur; OFFİCİER DES ARTS ET DES LETTRES” unvanı verildi, 2000 - Yıldız Üniversitesi tarafından Fahri Doktora unvanı verildi, Mayıs 2004 -Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü, 2005
Ara Güler hakkında bir tanesi Münih Üniversitesi’nde Almanca olmak üzere 6 adet doktora tezi yapılmıştır.
Başlıca Kitapları: Fotoğraflar (Karacan Yayınları, 1980, İstanbul); Ara Güler'in Sinemacıları (Hil Yayınları, 1989, İstanbul); Sinan, Architect of Soliman the Magnificient (Editions Arthaud, 1992, Paris; Thames and Hudson, 1992, Londra ve New York); Living in Turkey (Albin Michel, 1993, Paris; Thames and Hudson, 1993, Londra ve New York; Archipelago Press, 1993, Singapur); Eski İstanbul Anıları (Dünya Yayınları, 1994, İstanbul); Bir Devir Böyle Geçti, Kalanlara Selam Olsun (Ana Yayıncılık, 1994, İstanbul). Yitirilmiş Renkler (Dünya Yayıncılık, 1995, İstanbul); Yüzlerinde Yeryüzü (Ana Yayıncılık, 1995, İstanbul); Ara Güler'in 70. yaşgünü için özel olarak yapılan Ara Güler’e Saygı kitabı (YGS Yayınları 1998, İstanbul, Hamburg); Babilden Sonra Yaşayacağız, (Kısa hikayeler, Aras Yayınevi, 1996, İstanbul); İstanbul des Djinns (Fata Morgana, 2001, Montpellier, Fransa); Yeryüzünde Yedi İz (Yapı Kredi Yayınları, 2002, İstanbul); 100 Yüz (Yapı Kredi Yayınları, 2003, İstanbul); Retrospektif – 50 Yıl Fotojurnalizm (YGS Yayınları, 2004, İstanbul, Bremen); Ara Güler (Antartist Yayınları, 2005, İstanbul); Ara’dan Yetmişyedi Yıl Geçti (Fotografevi Yayınları, 1. Baskı 2005, İstanbul)
Ayrıca Yavuz Zırhlısı'nın sökümünü anlatan Kahramanın Sonu adında belgesel bir film de yapmıştır.
|