Teknoloji ve Tasarim kaynak sitesi




145,339 Mesaj 16,302 Konu- Gönderen: 44,670 Üye - Son üye: ebruselin
YAŞAMDini KonularAyetlerle dinler arası diyalog aldatmacasına son...
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ayetlerle dinler arası diyalog aldatmacasına son...  (Okunma Sayısı 196 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MEHMET
Admin
*

Karizma : 743


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2,483

Konu Sayisi: 799


« : Aralık 06, 2007, 22:29 »

“DİNLER ARASI DİYALOG KAVRAMININ ORTAYA ÇIKIŞI” başlıklı yazınızla müsbet olan çalışmanıza; “Haşa Binlerce Haşa!” başlığı altındaki yazımızla, takdir, teşekkür ve elden gelen katkılarımızı arz etmiştik
   
Risale-i Nurun muhterem müellifi Said Nursi Hazretlerinin asıl muhteviyatını mezkûr mektubumuzda açıkladığımız papalıkla vaki yazışma ki; “Hazret-i Muhammed’in Peygamberliğini kabul edeceksin, benim peygamberim diyeceksin ve bu inancını ilan edeceksin ve ekte gönderdiğim Zülfikâr mecmuasını dikkatlice okuyup imanını kuvvetlendireceksin” mahiyetindeki mektubuna diyalog çağrısı yapmıştır şeklinde  yanlış bir mana verilerek ve ona göre de yayınlanarak müsbet çalışmanızın bağrına bir hançer gibi saplanmakla beraber, Biz Nur Talebelerinin kalbine saplanmış zehirli bir ok gibi durmaktadır.

Malum ifadenin ki; “Ayrıca belirtmek gerekir ki bizzat Risale-i Nur müellifi, misyonerlerle Nurcular arasında işbirliğinin gereğine işaret etmiş, bu çerçevede Papalık ile mektuplaşmıştır.” diye yazılan kısmın acilen yazınızdan çıkarılarak, böylece hem müsbet çalışmanızın üzerine konmuş kara bulutu kaldırmış olacak ve hem de bizlerin kalblerini rahatlatıp ve kazanmış olacak ve manevi bir mes’uliyetten kurtulmuş olacaksınız. Hem de bazı ayet ve hadisleri, Mutasavvıf’ların ve Risale-i Nur’un bazı cümlelerini cımbızla çeker gibi alarak su-i istimal ediyorlar, kendi hoşgörü anlayışlarına delil olarak gösteriyorlar. Bizim vazifemiz, onların elindeki bu dört silahı o yanlış anlayışlardan kurtarıp, selamete çıkarmak ve bu yanlış anlaşılmalara meydan vermemektir. O efkar-ı fasidenin kaynağı, onların yanlış anlayışları olduğunu isbat etmektir. Bu güruh, Bektaşi misali, işlerine gelenleri alıp, işlerine gelmeyenleri bırakıyorlar. Böylece müslümanların yanlış ve sapık yollara düşmesine sebep oluyorlar.

Nitekim Bektaşi’ye sormuşlar:
-Niçin namaz kılmıyorsun? Cevaben demiş ki;
-Allah, Kur’an’da demiyor mu?
لَا تَقْرَبُوا الصَّلوةَ
“Namaza yaklaşmayın!”
-Peki ayetin devamını yani,
  وَاَنْتُمْ سُكَارى  “Sarhoş olduğunuz halde “ 1 kısmını oku demişler. Bu defa da
-   “Ben, hafız değilim.” Diye cevap vermiş.


İşte bu anlayışı taşıyanlara karşı, delille karşılarına çıkıp Kur’an, Hadis, Tasavvuf ve Risale-i Nur’u kurtarmak suretiyle onları delilsiz bırakmak vazifemizdir. Üstad Bediüzzaman (R.A.) Hazretleri, Haşa! “Misyonerlerle din ve inanç noktasında hoşgörü yapın, iyi geçinin.” Dememiştir. Ancak, Sultan Vahdettin zamanında bir resmi toplantı olmuş. Üstad Bediüzzaman Hazretleri de o toplantıda bulunmuş. Bediüzzaman Hazretleri, bütün  devlet ricali ve askeri erkan yanında Papa’ya demiş ki; “Sen, Hıristiyan aleminin dini lideri olduğun için mes’ulsun! Bu mes’uliyetten kurtulmak için, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğini kabul edeceksin, benim peygamberimdir diyeceksin ve bu inancını da ilan edeceksin.” Papa; Üstad Hazretlerinin bu tebliğini kabul etmiş ve ilan edeceğine söz vermiştir. Haşa! Üstad Hazretleri, Papanın yanına giderek onunla diyaloğa girmemiştir. Bu resmi toplantıda yapılan görüşme arşivlerde mevcuttur, bulabilirsiniz. Bulamadığınız takdirde, bulup size gönderebiliriz. Bunun dışındaki  isnatlar ise; asılsızdır, Üstadımıza iftiradır.


Üstad Hazretleri tebliğ makamında Papa’yı, Hazreti Peygamberin risaletini ve Kur’anı kabule ve bunların hak olduğunu ilan etmeye davet etmiştir. Zira vazifesi tebliğdir. Farz-ı kifaye olan cihad-ı dini ise, devletin görevi olduğundan Üstad Hazretleri, bu işe karışmamıştır. Bu mes’eleyi başka yerde izah etmiştir. Haşa sümme haşa! Üstad Hazretlerinin, din ve inanç noktasında, hoşgörüyle alakalı bir tek cümlesi mevcut değildir.

Evet Kur’an-ı Azimüşşan tebliğ makamında nasıl hareket etmemiz gerektiğini şu ayetiyle bizlere bildiriyor:    
             
 وَلَا تُجَادِلُوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّتى هِىَ اَحْسَنُ اِلَّا الَّذينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُوا امَنَّا بِالَّذى
اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلهُنَا وَاِلهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ

“Ehli kitapla en güzel yolla mücadele edin. Ancak içlerinden zulmedenleri yani ahdlerini kırıp cizye vermekten imtina edenleri ve harbe teşebbüs edenleri müstesna. Onlara yani cizye vermeyen ve sizinle harbe girişenlere  silahla mukabele edin. Ve o ehli kitaba deyin ki, bize ve size inzal olunan kitaplara iman ettik ve bizim ilahımız ve sizin ilahınız bir Allah’u Teâladır. Ve biz Allah’ın dini olan İslamı tasdik edip itaat ettik.” 1

Bu ayet-i kerime, tebliğ ve irşad noktasında, ehl-i kitapla medar-ı münakaşa olan meselelere girmeden, yumuşak bir lisanla anlatmak, mücadele etmeden hakkı tebliğ etmek gerektiğini ifade ediyor.

Hem onların batıl fikirlerini dinlemek ve o batıl fikirleri anlatmalarına müsaade etmek şer’an, caiz değildir. Bu konuyu Kur’an-ı Azimüşşan iki ayetiyle ifade etmektedir. Şöyle ki:

وَاِذَا رَاَيْتَ الَّذينَ يَخُوضُونَ فى ايَاتِنَا فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتّى يَخُوضُوا فى حَديثٍ غَيْرِه وَاِمَّا يُنْسِيَنَّكَ الشَّيْطَانُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرى مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمينَ

“Ayetlerimiz hakkında istihza ile konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan i’raz eyle. Eğer şeytan sana bunu unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma.” 2


وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِى الْكِتَابِ اَنْ اِذَا سَمِعْتُمْ ايَاتِ اللّهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتّى يَخُوضُوا فى حَديثٍ غَيْرِه اِنَّكُمْ اِذًا مِثْلُهُمْ اِنَّ اللّهَ جَامِعُ الْمُنَافِقينَ وَالْكَافِرينَ فى جَهَنَّمَ جَميعًا
 
“Allah (C.C), Kitap’ta size şöyle inzal buyurmuştur ki: Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze (konuya) dalıncaya kadar kafirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Elbette Allah, münafıkları ve kafirleri Cehennemde biraraya getirecektir.” 3

   Daha evvelde bildirdiğimiz gibi dinler arası diyalog ve benzeri yanlışlıklara mukabil çalışmalarınıza elden gelen katkılarda bulunacağımızı saygı ile bildiririz.


Abdullah ADEMOĞLU
Logged

Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Karizma nedir, nasıl karizma verilir? Tıklayın

Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Mail, şifre ve diğer bilgileri değiştirme. Resimli anlatım.
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Profilinize resim ve kişisel imza ekleme.
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Rapidshare sitesinden download. Resimli anlatım.
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Sitemize dosya/resim eklemek için tıklayın.(Bilgisayarınızdakiler)
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Mesajlarda başka bir sitedeki fotoğrafları göstermek.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



Google Etiket Sitemap Sitemap2 Sitemap3 Arsiv Seo 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 146 146