Teknoloji ve Tasarim kaynak sitesi




151,117 Mesaj 16,738 Konu- Gönderen: 47,715 Üye - Son üye: bnbnbnbn00
BİLİMTıp Bilimi (Moderatör: metuda®)Beyni Koruma Teknikleri (Bilişsel Rezerv, B planı, Beyin jimnastiği..)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Beyni Koruma Teknikleri (Bilişsel Rezerv, B planı, Beyin jimnastiği..)  (Okunma Sayısı 299 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MEHMET
Admin
*

Karizma : 746


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2,519

Konu Sayisi: 797


« : Aralık 06, 2007, 21:48 »

İşleyen beyin ışıldar!
Beyinlerini sürekli çalışır durumda tutan, iyi eğitimli, zeki insanların bunama gibi beyin fonksiyon bozukluklarından daha az etkilendikleri izleniyor. Şimdi bunun nedenlerini araştıran bilim adamları, bilişsel yedekleme adını verdikleri bir olgu sayesinde beynin kendini koruma altına aldığını ortaya koydu.
Emekli bir öğretim görevlisi olan Richard Wetherill 8 hamle ilerisini görebilecek kadar usta bir satranç oyuncusuydu. Ancak son aylarda 5 hamle ötesini görmekte zorluk çekmeye başlayan Wetherill, beyninin eskisi gibi çalışmadığını düşünüp University College London'daki Nöroloji Enstitüsü'nde görevli nörolog Nick Fox 'a muayene olmaya karar verdi. Eşi bu şikâyetlerin ciddiye alınacak bir tarafı olmadığı düşünse de, Wetherill tıbbi desteğe ihtiyacı olduğu konusunda kararlıydı. Ancak Fox, bunamanın ilk belirtilerini ortaya çıkartmak için tasarlanmış testleri hastasına uyguladığında, Wetherill'in zihinsel yeteneklerinin tamamen normal olduğunu gördü.
İki yıl sonra, 2003 yılında, Wetherill aniden öldü. Ölüm nedenini araştırmak için yapılan otopside beyninin çok sayıda plaka ve sinir düğümleriyle kaplı olduğu ortaya çıktı. Nadir görülen bir vaka ile karşı karşıya olduğunu fark eden Fox, Wetherill'in beynindeki plaka ve düğümlere karşın ¬Alzheimer hastalığının tipik belirtileri- nasıl olup da Alzheimer'lı bir hastanın dış semptomplarını göstermediğini anlamakta zorlanıyordu.
Anatomik bulgulara göre Wetherill hastalığın ileri bir safhasındaydı. Bu safhada ortaya çıkan fiziksel hasar pek çok hastanın beyninde tam bir karmaşa yaratırken, Wetherill'deki tek belirti satrancı eskisi kadar ustaca oynayamamasıydı. Bu vakada Alzheimer'ın yıkıcı darbesinin hızını kesen etmen ne olabilirdi?
Wetherill vakası bilim adamlarının uzun süredir akıllarını karıştıran fenomene tipik bir örnekti. Entelektüel açıdan hareketli bir yaşam süren, zeki, iyi eğitimli ve mesleklerinde başarılı bazı insanların yaşa bağlı zihinsel çöküntüden etkilenmemelerinin nedeni henüz açıklanamıyor. Ayrıca bu tip insanlar kafa travmaları, alkol zehirlenmeleri, inme, HIV, Alzheimer ve Parkinson hastalığı gibi yaşa bağlı olmayan diğer beyin hasarlarından da daha az etkileniyorlar.
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
BİLİŞSEL REZERV
Bazı psikologlar ve sinir bilimciler bu zihinsel koruyuculara "bilişsel rezerv" adını veriyor. Bunlara göre beyin gücünüzü ne kadar çok yedeklerseniz, zihinsel çöküş belirtileri de o kadar az olur. Ancak bilişsel yedekleme konusunda genel bir uzlaşma söz konusu değil. Bazıları bu kavramı sağduyulu bir öngörüden başka bir şey olmadığı gerekçesiyle önemsemezken, diğerleri son yapılan araştırmaların bilişsel rezerv kavramının gerçek olduğunu ortaya koymasından hareketle, bu kavramın daha yoğun bir ilgiyi hak ettiğine inanıyor.
Örneğin, son yıllarda epidemiyologlar, eğitimli, zamanlarını okuyarak geçiren, IQ'ları yüksek insanların Alzheimer hastalığına daha yüksek bir direnç gösterdiklerini saptamış. Ayrıca bu insanların, inme, kafa travması, sinir toksinlerinden zehirlenme gibi doğrudan beyni hedef alan hastalıklardan iyileşme olasılıklarının ortalama insanlara göre daha yüksek olduğu anlaşılmış. Bu arada sinir bilimciler beyin taramalarından yararlanarak bilişsel yedekleme olgusunun altında yatan biyolojik etmenleri keşfetme yolunda epey yol almış bulunuyor. Mutlu ve sağlıklı bir yaşlılığı hayal edenler için bunun önemi çok büyük. Ne kadar bilişsel rezerve sahip olduğunu bilen bir kişi gerekli miktarı tamamladığı anda yaşlılıkla daha kolay baş edebilecek.

BİLİŞSEL YETENEKLERİN YOL HARİTASI İnsanlar her ne kadar kabul etmese de, 25 yaşından sonra zihinsel yetenekler inişe geçer. Bilgiyi işleme süremiz, yeni anıları saklama yeteneğimiz, muhakeme gücümüz ve uzamsal becerilerimiz 20'li yaşların başlarında en üst düzeydedir. Ancak o noktadan sonra iniş başlar.
Bazı insanların yedek beyin gücüne sahip olduğuna ilişkin ilk işaretler, 1992 yılında New York'taki Columbia Üniversitesi'ndeki Sergievsky Merkezi'nde görevli sinir bilimci Yaakov Stern 'in Alzheimer hastalarının beyinlerindeki kan dolaşımını incelemesiyle ortaya çıktı. Bütün sonuçlar, hastalık belirtilerinin eşit şiddette seyrettiğini göstermekle birlikte, hastaların eğitim düzeyleri birbirinden farklıydı. Hastaların davranışları izlendiğinde, hastalıktan eşit miktarda etkilenmiş gibi görünseler de, beyin yapısındaki hasar söz konusu olduğunda, Stern aralarında çok belirgin farklılıklar olduğunu saptadı. Özellikle daha eğitimli kesimin beyinlerindeki hasar daha büyüktü.
Bu bulgular, iyi eğitimli kişilerin, bir tür koruyucu kalkan sayesinde, beyinlerinin fiziksel durumlarının gerektirdiği klinik semptomlardan korunduğunu gösteriyordu. Bütün bunlar, otopsi raporlarına göre Alzheimer hastalığının tüm özelliklerini taşıyan, ancak ölünceye kadar zihinsel becerilerini kaybetmeyen insanlarla ilgili bulguları destekler nitelikteydi.
Bu tarihten sonra bilişsel rezerv kavramı lehine çok sayıda kanıt elde edildi. 2001 yılında İngiltere'deki Aberdeen Üniversitesi'nden Lawrence Whalley 'in liderliğinde bir bilim ekibinin yürüttüğü çalışmada, beyaz maddedeki belirgin bir hasar düzeyi baz alındığında, daha eğitimli insanların bilişsel kayıplarının daha az olduğu saptandı. Beyaz maddedeki hasar, yaşlılıkta ortaya çıkan zihinsel çöküş ile yakından ilişkilidir. Ve 2003 yılında Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Shelli Kesler , yüksek eğitimli kişilerin kafa darbelerinden sonra belirgin bir IQ azalması yaşama olasılıklarının çok düşük olduğunu keşfetti.
Bilişsel rezerv gerçekten varsa, nasıl bir şeydir? İlk akla gelen bunun beyin boyutlarıyla ilgili olduğudur. Kısaca, beyin ne kadar büyükse nöron kayıplarıyla başa çıkması da o kadar kolay olur. İngiltere'deki Edinburg Üniversitesi'nden psikolog Ian Deary , beynin büyüklüğü ile rezerv arasında karşılıklı bir ilişkinin varlığından söz ediyor. Ancak bu ikisi arasındaki ilişkinin yalnızca beyin kapasitesi ile sınırlı tutulamayacağına da inanıyor. Deary, "Bu yalnızca donanım ile değil, yazılım ile de ilgili" diyor.
Fransa'daki Bordeaux 2 Üniversitesi'nden psikolog Colette Fabrigoule , beynin boyutları kadar, üzerindeki bağlantıların da önemli olduğuna dikkat çekiyor. Fabrigoule bu konuda şöyle konuşuyor: "Beyin ile ilgili en önemli unsur nasıl çalıştığıdır: yani dinamikleri ve üzerindeki ağdır." Son üç yıldır Fabrigoule ve ekibi manyetik rezonans görüntüleme yönteminden yararlanarak, Alzheimer'lı hastaların bilişsel bir işlem yaparken beyinlerinde neler olup bittiğini görüntülemeye çalıştı. Böylece hangi devrelerin kullanıldığı ve hangilerinin birlikte hareket ettiğini anlamaya çalıştılar.

B PLANINA GEÇMEK
Ekip, iyi eğitimli kişilerin kortikal bölgelerindeki hasarı telafi etmek için alternatif sinirsel ağları devreye soktuğunu keşfetti. Kortikal bölge kompleks düşünce ve davranışlardan sorumludur. Fabrigoule'e göre bilişsel rezervin görevi işte budur. "Bir kez darbe veya hastalığa bağlı olarak bir beyin bölgesi hasar görürse, sinir kimyası açısından, buradaki ağ doğru dürüst çalışmaz" diye konuşan Fabrigoule, "İyi eğitim almış, zeki insanlar işte bu gibi durumlarda tamamlayıcı mekanizmaları devreye sokarak zararı telafi etmeye çalışır" diyor.
Dahası bu sonuçlar bilişsel rezervin beynin spesifik bir bölgesinde bulunduğunu da işaret ediyor. Bu da öğrenme, kısa vadeli bellek, dikkat ve lisandan sorumlu olan dorsolateral prefrontal korteks adı verilen bölgedir. Bu tamamlayıcı bölgeler Alzheimer hastalığının ilk evrelerinde de ışıldar. Bu da beynin rezerv kapasitesini kullanıyor olması anlamına gelir.
Stern ayrıca bütün bunları beynin B planına geçme becerisi olarak yorumluyor: "Yüksek bilişsel rezervi olanların başarısı bu tamamlayıcı tepkiyi devreye sokma becerilerinden kaynaklanıyor. Bu devreleri görevlendirme alışkanlığı edinen insanlar bunu diğerlerinden daha kolay yaparlar."
Stern bilişsel rezervin bir başka girdisi daha olduğunu düşünüyor. Bu da bilgi işleme yeteneğidir. Stern bu tezini kanıtlamak için gerçekleştirdiği araştırmada, genç veya yaşlı, çok sayıda gönüllünün beynini, giderek zorlaşan bellek testlerini çözerken inceledi. Burada amaç, deneklerin beyinlerindeki faaliyet düzeylerinin kolay işlemlerden zorlara geçerken nasıl değiştiğini saptamaktı.
Sonuçta, deneklerin IQ'su ne kadar yüksek ise, testleri tamamlamakta o kadar az zorlandıkları ortaya çıktı. Daha güçlü bir motora sahip olan otomobil örneğinde olduğu gibi, deneklerin beyni daha kolay ivme kazanıyordu. Yüksek zihinsel kapasiteye sahip olmanın bilişsel rezervde de önemli bir rol oynadığına inanan Stern, IQ'su yüksek kişilerin beyin hasarı ve hastalıklarıyla daha kolay baş edebileceğini düşünüyor: "Daha verimli ağlara sahip oldukları için bu insanlar yaşlanma veya hastalığı daha donanımlı bir şekilde karşılayabiliyor."

ÇELİŞKİLİ DURUM
Öyle görünüyor ki, yüksek bilişsel rezervi olan insanların yaşlanma veya beyin hasarıyla başa çıkmak için iki seçeneği bulunuyor. Bu seçeneklerden biri alternatif ağları devreye sokmak, diğeri de varolan ağların verimini artırmaktır.
Ancak IQ'su yüksek, iyi eğitimli veya mesleklerinde başarılı kişilere bunama teşhisi konulduğu zaman bunların hızlı bir şekilde inişe geçme eğilimi göstermesi çelişkili bir durum yaratıyor.Örneğin Stern iyi eğitimli insanlarda Alzheimer'ın etkisini araştırırken bu kişilerin teşhis konulduktan çok kısa bir süre içinde ¬eğitimsiz insanlara göre daha kısa bir sürede- öldüklerini saptamış.
Londra'daki Psikiyatri Enstitüsü'nden Michael Rutter bu durumun bilişsel rezerv fikri ile ile uyumlu olduğunu ileri sürüyor. "Bu, yüksek eğitimli Alzheimer hastalarının daha çabuk tükendiği anlamına gelmemeli" diye konuşan Rutter, "Semptomlar ortaya çıkmaya başladığı zaman hastalar zaten hastalığın ileri evrelerine gelmiş bulunuyor. Eğer hastalığın ilerleme hızını plaka ve düğümlerle değerlendirirseniz bunların çok ileri safhalarda olduğunu görürsünüz. Bu hastaların bankalarında bilişsel rezervleri bulunduğu sürece dış belirti vermezler.

BİLİŞSEL REZERVE NASIL ELDE EDİLİR?
Ancak hastalık bunlara bakmaksızın ilerler. Tampon oluşturan rezervler tükendiği zaman fiziksel çöküş çok hızlıdır. Wetherill'in çöküşü de bu şablona uyuyor. Artık kendi kendine giyinemez hale geldiğinde ölüm çok yaklaşmıştı" diyor.
Bütün bu olgular bilişsel rezervin herkeste olmasının yararlarına işaret ediyor. Bir sonraki aşama bunun nasıl elde edileceği sorusunu akla getiriyor. Bilişsel rezerv bir insanın şansı varsa doğuştan sahip olduğu bir ayrıcalık mıdır? Yoksa kişisel çabalarla yaşam süresince arttırılabilen bir özellik mi?
University College Londom'dan epidemiyolog Marcus Richards 'a göre bilişsel rezervi oluşturmak yaşam boyu sürmesi gereken bir uğraştır; bu uğraşa ne kadar erken başlanırsa o kadar iyidir. "Çok sayıda faktör bilişsel fonksiyonları yaşamımız boyunca şekillendirir ve geliştirir" diye konuşan Richards, uzun süredir 1946 İngiliz Kohort Çalışması olarak bilinen ve II. Dünya Savaşı'ndan sonra doğan çok sayıda İngiliz, İskoç ve Galli gönüllünün katılımı ile gerçekleştirilen bir araştırmadan elde edilen verileri inceliyor.
Richards, 26 yaşındaki bir kişinin sosyal sınıfının, eğitiminin ve seçtiği mesleğin 53 yaşındaki bilişsel yeteneğinin şekillendirilmesinde önemli bir rol oynadığını keşfetti. Buradan çıkarılan sonuca göre eğitim, ileri yaşlardaki bilişsel yetenekte büyük farklılık yaratıyor. Bu da eğitim eşittir yüksek bilişsel rezerv anlamına geliyor. Richards'a göre eğitim en önemli etmenlerden biri. Stern de aynı fikirde, çünkü beyin hasarının telafisi amacıyla alternatif zihinsel ağın devreye sokulmasında, kişinin en büyük yardımcısının eğitim olduğunu düşünüyor. Stern bu konuda son noktayı koyuyor: "Bilişsel rezerv doğuştan sahip olduğunuz bir şey değildir; zaman içinde değişebilir."

ZEKÂ HER ŞEYİN ÜZERİNDE
Ancak eğitimin üzerinde zeka yer alıyor. 8 yaşındaki IQ dereceniz orta yaşlardaki bilişsel yeteneğiniz hakkında en gerçekçi tahmini verir. Ve zekâ büyük ölçüde kalıtsaldır. Ancak bu da genetik kartlarımızın bize dağıttığı bilişsel rezerve mahkum olduğumuz anlamına gelmemeli.
Deary'ye göre beyin gücünü çocukluktaki potansiyelin üzerine çıkartmak mümkün. Deary ve Richards, son yıllarda İskoç Beyin Araştırması'ndan elde edilen bulguları analiz ediyorlar. Bu araştırmada 1921 yılında doğan ve 80 yaşlarına kadar izlenen deneklere bir 11 yaşlarındayken, bir de 80 yaşlarındayken IQ testleri uygulanmıştı. 11 yaşlarındaki IQ değerlerinin ileri yaşlardaki IQ değerlerine yakın olması beklenirken, bazı deneklerin IQ değerlerinde belirgin bir artış saptandı. Dreary'ye göre "Bazı şeyler bu insanları oldukları yerden alıp daha yüksek bir yere çıkartıyordu." Bu "bazı şeylerin" eğitim ve sosyal statü olduğu sanılıyor. Benzer şekilde geçen yıl eylül ayında Tampa'daki Güney Florida Üniversitesi'nden Ross Andel ve James Mortimer , İsveç İkiz Kayıtları olarak bilinen geniş kapsamlı bir araştırmadan elde ettikleri bulgulara dayanarak hazırladıkları bir çalışmada, komplike işlerde çalışan insanların bunama ve Alzheimer hastalığından bir şekilde korunmuş oldukları tespit edildi.
 
EGZERSİZ DE GEREKLİ...
Bilişsel yeteneği geliştirme çalışmalarına başlamak için hiçbir zaman geç değil. Beyin cimnastiği günümüzün "anti-aging" geleneklerinden biri haline gelirken, zihinsel faalitein yaşa bağlı çöküşü yavaşlattığı yönünde kanıtlar da var.
Örneğin Aralık 2004'de Stern ve meslektaşlarının "Neurology" isimli tıp dergisinde yayımladıkları bir makaleye göre kitap okumak gibi entellektüel bir uğraş Alzheimer'ın semptomlarını hafifletebiliyor. Bu arada hayvan deneyleri ve insanlar üzerindeki küçük ölçekli başka araştırmalar da diğer beyin faaliyetlerinin bilişsel performansı koruduğunu, hatta yükselttiğini gösteriyor.
Beyni koruyan yalnızca beyin jimnastiği değil. İrlanda, Dublin'deki Trinity College'dan bilim adamlarının, 4 aylık aerobik egzersiz programına katılan 60 yaş üzeri denekler üzerinde yürüttükleri bir çalışmadan aldıkları ilk sonuçlara göre fiziksel jimnastik de yararlı. Çalışmayı yönlendiren Ian Robertson , egzersizin zihinsel performans üzerinde tahminlerin üzerinde bir etkisinin olduğunu belirtiyor.
Stern ve Fabrigoule hangi egzersizin bilişsel rezervi daha çok yükselttiğini ortaya çıkartmak için ileri çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyor. Ancak bu arada bilgi işleme sürecini uyaran her faaliyetin ¬arkadaşlarla toplanıp konuşmak veya bahçe ile uğraşmak gibi sıradan uğraşlar da dahil olmak üzere- yararlı olduğu konusunda hemfikirler. Ancak diğer bilim adamları bu konuda farklı düşünüyor. Bilişsel rezervin çiçeklerle uğraşmakla gelişeceğini kabul etmeyenler bu konuda daha kapsamlı çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyor.
Bu arada Amerikan Alzheimer Birliği insanları bilişsel rezervlerini geliştirmeleri için teşvik edici faaliyetlerde bulunuyor. Yetkililer, bunama, Alzheimer hastalığı, Parkinson gibi yaşa bağlı hastalıkların giderek yaygınlaştığı, yaşlı nüfus oranının yükseldiği bir toplumda bu türlü teşviklerin olumsuz bir etki yaratmayacağını düşünüyor. 65 yaşından sonra bunama riski her beş yılda bir ikiye katlanıyor ve 85 yaşının üzerindeki nüfusun yüzde 25'i bunamış durumda. Bu tür hastalıkların etkisini azaltacak herhangi bir yöntemin çok büyük etkisi olacağı kesin.
Reyhan Oksay
Kaynak: New Scientist 17 Aralık 2005
BEYNİ KORUMA TEKNİKLERİ:
Hayvan çalışmaları ve küçük ölçekli insan deneyleri bilişsel rezervin geliştirmesi için çeşitli yollar olduğunu gösteriyor:
BEYNİNİZİ FAAL TUTUN: Zihinsel faaliyetler beyin hücrelerinin rezervlerini arttırır. Bu da yaşa bağlı çöküntüye karşı bir kalkan vazifesi görür. Yeteneklerinizi zorlayan işlere girin. Televizyonun önünde uzun süre oturmayın. Kitap okuyun veya bilmece çözün.
HAREKETLİ OLUN: Egzersiz kan dolaşımını hızlandırır ve yeni hücrelerin oluşumunu tetikler. Kalp-damar sisteminin sağlıklı olması beynin işlem kapasitesini güçlendirir; gri ve beyaz maddedeki hücre kaybını önler.
STRESİ AZALTIN: Kişilik yapısına bağlı olarak çabuk sinirlenen ve endişeli kişilerde bilişsel çöküş daha hızlıdır ve Alzheimer hastalığına yakalanma riskleri daha yüksektir.
DOĞRU BESLENİN: Doymamış yağ asitleri (balık ve zeytinyağında bol bulunur), E vitamini, polifenol ve antioksidan ( turunçgiller ve koyu kabuklu meyve ve sebzelerde bulunur) açısından zengin gıdalar bilişsel çöküşü yavaşlatır. Doymuş yağlardan uzak durun.
KENDİNİZİ ZEHİRLEMEYİN: Sigara içmeyin, aşırı alkolden ve uyuşturucu maddelerden uzak durun.
 
Beyin gücünü canlı tutmak ve hatta geliştirmek için insanlar vücutlarını ve beyinleri faal durumda tutnak zorunda.

   


« Son Düzenleme: Aralık 06, 2007, 21:49 Gönderen: MEHMET » Logged

Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Karizma nedir, nasıl karizma verilir? Tıklayın

Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Mail, şifre ve diğer bilgileri değiştirme. Resimli anlatım.
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Profilinize resim ve kişisel imza ekleme.
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Rapidshare sitesinden download. Resimli anlatım.
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Sitemize dosya/resim eklemek için tıklayın.(Bilgisayarınızdakiler)
Linklerin Görülmesine izin Verilmiyor.
Linki Görebilmek için Üye Ol



(Hızlı Üye Kaydı) veya Giriş Yap
Mesajlarda başka bir sitedeki fotoğrafları göstermek.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



Google Etiket Sitemap Sitemap2 Sitemap3 Arsiv Seo 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 146 146